Blog, Özdüşünüm

Hayatta At Gibi Olmak

 

“Tekrar düşün, belki yarın yaşıyor olabilmen, senin asla uçmayı denemeyi bırakmaman. Tekrar düşün, hayat, sorumluluk, arkadaşlar, problemler, aile, çözümler, hayal. Hiçbir şey imkansız değildir. Unutma, ben farklıyım o sandığın yanlış olanlardan.”

Henüz küçük bir çocukken şehir merkezine uzak bir ilköğretim okulunda bir mahalle arkadaşım ile satranç oynardık. Sanırım 10–11 yaşlarıma denk geliyor. Bu dönemlerden bu yana ise bende farklılık yaratan ve her zaman benimsemeye çalıştığım bir kuralı hatırlatan satranç taşları arasında favorim her zaman yabancıların Knight dediği ‘At’ oldu. Steve Jobs’ın Stanford Üniversitesinin mezunlarına yaptığı konuşmanın bir bölümü olan “Connecting The Dots/Noktaları Birleştirmek” bölümünü düşündüğümdeyse, evet, arkama baktığımda bu benimseyişin beni ben yapan noktalardan birisi olduğunu düşünüyorum.

 
Satranç Tahtasında Atın Hareketi

Satrançta at, diğer taşlara kıyasla engelleri aşabilen tek taştır. Diğerlerine göre eşsiz bir davranış ile hareket eder.
 Sadece kendi renginde hareket edebilen filden farklı olarak, at her hamlesinde istediği renge hareket edebilir. 
 At ile diğer taşların aksine her zaman doğrusal olmayan bir algı ile düşünmek zorundasınızdır. Diğer satranç taşları, satranç tahtası üzerinde doğrusal hareket ederek “mantıksal” algınıza yatkın hareketler sergiler. Sadece sembolik olarak “L” şeklinde hareket eden at orijinal ve şaşırtıcı sonuçlar doğuracak hamleler yapabilir.

Peki, ya biz bu hayatta nasıl at gibi olabiliriz?

Baştan şu konuda hemfikir olmalıyız ki, buna mecbur değilsiniz. Birçok insan gibi sizde kalabalığın bir parçası olabilir ve size ait rahat bölgenizde(comfort zone) takılabilirsiniz. Fakat eğer sizde kalabalığın arasından sıyrılmak ve at gibi olmak istiyorsanız o zaman bu yazıya devam edebilir ve üç maddede istediğiniz kişiye yaklaşmanız için bir ufuk oluşturabilirsiniz.


#Madde 1 : Kendini Bilmek

1. Benzersiz Olduğunu Fark Et

Başlangıç olarak şunu bilmelisin ki, sen gezegendeki tüm canlılardan zaten farklısın. Tabii ki bazı insanlar diğerlerine göre daha farklı, ama hepimiz yeryüzünde yaşamış/yaşayan herkesten eşsiz özellik ve deneyimlere sahibiz. Hiç kimse aynı beyne, düşünüş yapısına, reaksiyon verme yeteneğine sahip değil. O yüzden benzersiz olduğunu kabul et, fark et.

2. Özünü Bul ve Kendin Ol

Kendin olabilmen demek, zaten senin farklı olman demektir, o yüzden kendi özünü keşfederek, kendi benliğine ilerlemen önemli bir etken. Eğer kim olduğunu bilmiyorsan, evet haklısın, bu korkutucu ve zor bir süreç ama başarabilirsin. Şu sorularla başlayabilirsin, “Seni sen yapan şey ne?” , “Sen demek sana neyi çağrıştırıyor?” , “Etrafında kimse olmadığında kim oluyorsun?”

Yine unutmamak gerekir ki, tüm bunları yaparken kendini sevmen, kendinle barışık olmanda çok önemli. Eğer olduğun kişiden memnun değilsen, üzgünüm ki kaçınılmaz olarak başkası olmaya çalışacaksın. Belki başkalarını memnun edebilmek için, belkide en azından kendin için.

3. Kendinle Vakit Geçir

Günümüzde etrafımız sürekli ne yememiz gerektiğini, ne giymemiz gerektiğini, nasıl davranmamız gerektiğini, ne okumamız gerektiğini, ne izlememiz ve ne yapmamız gerektiğini bize söyleyen uyaranlarla dolu. Bunlar kimi zaman ekranlar, kimi zamansa çevremizdeki insanlar oluyor. Fakat kim olduğumuzun derinliklerine inmek için kendimizle vakit geçirmeye ihtiyacımız var. Bunun içinse her şeyle bağlantınızı kesin ve neye değer veriyorsanız ya da önemsiyorsanız onunla vakit geçirin. (Bunu siz belirleyin.)

4. Ne İstediğini Bul

Tüm bu farklı olma isteği sizi olmadık zamanlarda yoklayabilir ve sizi aslında istemediğiniz düşüncelere sevk edebilir. Belki sürekli vakit geçirdiğiniz arkadaşlarınız yanında kafanızın içerisinde bir ses “Neden buradayım ki?” diyebilir. Böyle durumlarda ciddi bir adım atmadan önce gerçekten sizi farklı kılacak bir şey olup olmadığını fark etmek zorundasınız.

Sizin algınızda normal ne bunu bulmalısınız. İnsanlarda size aynı gelen şeyler ne? Görünüşlerinde, davranışlarında, konuşmalarında ya da hayallerinde, size farklı gelmeyen şeyler ne? Çünkü farklı olma anlayışı da her kişiye göre değişken bir kavramdır.

5. Nasıl Farklı Olabileceğini Bul

Buraya kadar adımlarımız sağlamsa, sana göre “farklı” ne kesin olarak bulmuş olmalısın. Bir matematik dâhisi olmak istiyor olabilirsin ya da sadece pembe giyerek dans etmekte istiyor olabilirsin. Daha önce de dediğim gibi “farklı” olmak kavramını pek çok yolla gerçekleyebilirsin.


#Madde 2 : Eşsiz Özelliklerini Bulmak

1. Çevren Hakkında Notlar Al

Eğer bir Japon’san selamlaşırken eğilmek yerine el sallarsan bu farklı olacaktır, fakat Avrupa’da bu gayet normal bir davranıştır. “Farklı” senin kültüründe ve çevrende olmayandır. Çevreni üç kelimeyle tanımla ve bunların tam zıttının ne olduğunu düşün.

Mesela çevreni şöyle tanımlamış olabilirsin, yüzeysel, sert ve şaşırtıcı. Bir plastikten farklı olmak istersin herhalde? O yüzden daha derin düşünmeli ve görünüşe odaklanmamalısın.

Bunları belirledikten sonra, o normal olan çemberin dışına çık ve kendi çemberini oluştur.

2. Gözlem Yap

Etrafından sadece bir adım geride dur ve onları, olanları gözlemle. İnsanlar nasıl davranıyor? Birbirleri ile nasıl iletişim kuruyorlar (arkadaşları, yabancılar, kasiyer, sevgilisi)? Onlar hakkında yapabileceğin tahminleri yap. Nasıl giyiniyorlar?

Bu gözlemlere göre davranışlarında, giyiminde, kasiyerlerle konuşurken ufak farklılıklar yaratmaya başlayabilirsin.

3. Neyi Seviyorsan Onu Yap

Bazı şeyleri yaparken ya da kullanırken sadece toplum algısına kapılarak hareket ediyoruz. Kendimizi oyunun dışında tutarak bunu yapıyoruz. Fakat eğer eşsiz olmak istiyorsak neyi seviyorsak onu yapmalıyız, yani seni sen yapan şeyleri yapmalısın. Belki yemek yapmayı seviyorsundur, belki de alışveriş yapmayı, ama eğer bunu yaparken eğleniyorsan, bu sen oluyorsun demektir.

Kimin ne dediği ya da ne yaptığı hiç ama hiç önemli değil. Eğer şarkı söylemek istiyorsan söyle, hatta bir kareoke barda yaparak bunu taçlandır. Eğer marka bir çanta almak istiyorsan al. Eğer mutlu oluyorsan ve bundan eminsen, düşünmeden yap bunları ve kimin ne dediğini asla umursama.

4. Yeni Şeyler Dene

Doğamız gereği hep bir grup içerisinde yer alıyoruz. Dolayısıyla sürekli çevremizde zaten kabul edilmiş olan, yapılan şeyler ile uğraşıyor ya da vakit geçiriyoruz. Bunlar iyi şeyler olabilir fakat zaten diğerleri tarafından denenen, yapılan, kabul edilen kurallar/eylemler ile yaşarsan yeni şeyler düşünmek için daha fazla beynin olmayacaktır. Düşündükçe aslında aralarında sevmediklerini bulacak ve sevdiğin yeni şeyler ile uğraşmaktan zevk almaya başlayacaksın.

5. Çizgilerin Dışını Boya

Çok küçük yaşlarımızdan itibaren yer aldığımız toplum beynimizi pek çok algıyla yıkamakta. Giydiğimiz kıyafetler, yeme alışkanlıklarımız, okula gitmemiz, cinsiyetimizi savunmamız vb. İçinde bulunduğumuz kutunun dışına çıkmak ve bunları fark etmek gerçekten zor. Bu çizgilerin dışını boyamak gibi bir seçeneğimiz olduğunu fark etmekte.

Sadece düşün, bir dinozor kostümü giysen nasıl davranırdın? Kimse senin vücudunu ya da yüzünü görmeyecek, çünkü sen bir dinozor kostümü içerisindesin. Aniden odadaki şeyleri parçalamaya ve etrafa kükremeler yaymaya başlayabilirsin. Çünkü bunu yapabiliyorsun. Bunu gerçek hayatta da yapabilirsin, sadece yapmamayı seçiyorsun. Neden?

6. Absürt Ol

Dinozor örneğinde olduğu gibi metamorfik bir örneği kullanarak ya da eline boyalar alarak çizilmiş çizgilerin dışını boyayarak diğerlerinden ayrılamazsın. Eğer okulunda kulaklık takarak dans etmek istiyorsan bunu yap, çünkü yapabilirsin. Eğer bir kovboy şapkası ile dolaşmak istiyorsan, bunu satan en yakın mağazaya gidip satın alarak yarın onunla gezebilirsin. Bu yap demek değildir, yapabilirsin.

Eğer limitlerini zorlamak ve keşfetmek istiyorsan birçok yolun var, birini bul ve yap. Sırf diğer insanlar tarafından absürt görüneceğin düşüncesiyle, kendi benliğinden kaçma, absürt ol.


#Madde 3 : Eyleme Geçmek

1. Düşmanlarının Elini Sık

İnsanların beklentilerinin dışında farklı eylemler sergileyebilirsin. Bunun sana neler getireceğini gözlemleyebilirsin.

Tabii ki olabilecek en farklı yol herkesle dost olabilmektir. Kaç tane insan sayabilirsin ki tam anlamıyla herkesle dost olan? Sanırım pek fazla değil. Bu zor bir şey. Çevremizde ivmelenerek artan bir yargılama ve insanların doğrularını kabullenmeme hastalığı var. Bunun yerine her zaman dostça davran, dost olmaya meyilli olmasan bile.

2. Kendin İçin Giyin

Bizde iyi görünen giysileri belirlemek çevremizden alabileceğimiz geri dönüşler dolayısıyla çok kolay. Onların iyi dediği şeyleri belirlemek. Ve günümüzde tamamen bunu önlemek imkânsız olsa da modayı bir kafeterya gibi kullanıyoruz, ne istiyorsak alıyor ve hevesimiz geçince de onu bir kenara atıyoruz. Bunun yerine kendimiz için, bize huzur veren, bizi yansıttığını düşündüğümüz şeyleri tercih etmek iyi bir fikir olacaktır.

3. Rol Yapma

Yine günümüzde fark etmeden davranışlarımız içerisine yerleşmiş ve artık karakterimiz olmuş rollerimiz var. Neden geç kaldığınızı öğretmeninize açıklarken kullandığınız bahaneler gibi ya da arkadaşlarınızla oynadığınız bir oyunda yenildikten sonra mutsuz olsanızda mutlu görünmeye çalışmak gibi. Bunu yapmayı çok seviyoruz. Fakat eğer farklı olmak istiyorsan, bunu yapma, bundan şiddetle kaçın. Asla bunu hayatının bir parçası haline getirme ve başlama.

4. Düşüncelerini Gizleme

Rol yapma maddesinde olduğu gibi birçok insan ne söylemek istediğini gizliyor ya da açıkça söylemiyor. Çünkü bununla baş etmekten, birini incitmekten ya da utanç içerisine düşmekten korkuyoruz. Bazen büyüyü bozmamak, elde olanı kaybetmemek ya da anı yaşamak adına bu durumun düşüncesinin oluştuğu odadaki kocaman fili görmezden gelmeye çalışabilirsiniz. Ama yapmayın. Çünkü birisi o filden bir süre sonra bahsedecektir. İşte o bahseden insan olun.

5. İnsanları Etkilemeye Çalışma

Eğer fark etmedi iseniz, bu farklı olma tasarımında başkalarının düşünceleri hiç ama hiç önemli değil. O yüzden pek çok kişinin yaptığı gibi diğer insanları etkilemeye, onların algılarında bir konuma gelmeye çalışmayın. Genellikle fark edeceksiniz ki sizin onları etkilemeye çalışmadığınız zamanlar, onların en etkilendiği zamanlar olacak.

Aşk sizi, aramadığınız zaman bulacaktır. Yaklaşık olarak bunun gibi.

6. Dünyanın Zıtlıklarla Çalıştığını Unutma

Hiçbir şey gerçekten göründüğü gibi değildir. Birçok insan farklı olmayı deniyor fakat sonuç olarak herkes aynı oluyor. İnsanlarla konuşurken daha sessiz olmak demek, onları daha sesli duyabileceğiniz anlamına gelir. Bir erkek ya da kızı etkilemeye çalışmadığınız zaman onların size çekici gelmeye başlaması gibi. Yani farklı olmaya çalışmak size hiçbir şey getirmeyebilir.

Bir sincap kostümü giyerek (ya da bir dinozor kostümü) bara gitmek gerçekten değersiz bir farklılıktır. Kesinlikle “Hey! Bana bakın!” demektir, aynı mini etek ve yüksek topuklu ayakkabı giymek gibi. Peki gelecek sefere farklı ne olacak? Ne yapacağını düşündün mü? Tam tersi mi?

7. Toplumun Koca Kafalı Olduğunu Unutma

Toplum moda olmayan ya da kendi benimsemediği kuralları, davranışları kabul etmede maalesef ki o kadar da iyi değil. İnsanlar her zaman trend olan şeyi över ve sever. Tabii ki limitleri aşanlar, çizgilerin dışını boyayanlar da yok değil. Fakat bunlar dışındaki normal genel geçer insanlar, size kollarını açarak hoş geldin demeyebilir. Kendini buna hazırlamalısın.

“Eleştiriden kaçınmak için, hiçbir şey yapmayın, hiçbir şey söylemeyin, hiçbir şey olun. “
− Elbert Hubbard

Eleştirilere rağmen, eğer sen içinde bulunduğun kutunun dışına bir adım atabiliyorsan. Bunu iyi bir şey olarak görmelisin. Eleştiriler sayesinde bir şeyler yapabilirsin. Bir şeyleri fark edebilirsin. İnsanları farklı şeylere maruz bırakabilirsin.

Tüm bunları kendimde toparladığımdaysa sanırım hâlâ satranç konusunda kötüyüm, fakat hayatımın her gününde at gibi olmaya çalışıyorum.
 Sizde deneyimlerini bizimle altta bulunan yorum kısmı ile paylaşabilirsiniz. Belkide sizin için “farklı” daha farklıdır, neden olmasın?

Author


Avatar