Good Contents Are Everywhere, But Here, We Deliver The Best of The Best.Please Hold on!
Data is Loading...
Your address will show here 12 34 56 78
Blog, Genel, Özdüşünüm

Bir başarıdan bir satır, başarısızlıktan bir kitap öğrenebilirsin.

~Paul Brown

Buyazıyı aslında sizin için değilde gelecekteki Can için yazıyorum. Unutmasın diye, nereden geldiğini her zaman hatırlasın diye.

Çok geçmişe çakılıp, bağlanıp kalmamak lazım tabikide, fakat bazen hangi noktaların sizi nereye getirdiğini de unutmamalı insan. Çünkü ancak böyle içindeki masumiyeti her zaman koruyabiliyor, işte sanırım o noktada karşısına çıkan olay ya da kişilere içindeki insan ile karşılık verebiliyor.

C#’tan 5 Aldım

Bazen bazı şeylerin öyle olması gerekir.

C#’tan(Bir programlama dili.) 5 aldım, tabiki alacağım, öğrenciyim, bunları tabikide yaşayacağım. Zaten kağıt üzerine yazılan kodlardan çokta beklentim olmamalı. Yanımda Google olmadan fazlaca başarısız ve bilgisiz olduğum gerçeği var. Daha önce de Kimya’dan 1 almıştım. Hatta Almanca’dan da 1 almıştım, üniversitede yine seçmeli olan Germen(Almanca) dersini kendi tercihimle aldım, fakat bu sefer 1 almadım, devamsızlıktan kaldım 😀 Başarısızlık kıstasım değişse de hâlâ başarısızım 🙂 Dört defa aldığım derslerim var. Ziyadesiyle başarısız bir öğrenciyim. Ama iyi bir mühendis olacağım. Bu kaçınılmaz bir gerçek benim için.

Öncelikle içimde mesleğime duyduğum bitmeyen bir merak arzusu ve aşk var. Bu mesleği 5 yaşımda keşfettiğimden beri hâlâ tükenmedi, bu saatten sonra da tükeneceğini düşünmüyorum.

Bilgisayarın Mühendisi Olmak

Neden Bilgisayar Mühendisi olmak istediğimi tüm arkadaşlarıma anlatmışımdır, size de anlatayım.

Ben bir Ege’liyim ve bizim oraların adetleri gereği erkek çocuğu sünnet merasiminden önce şehri gezdikten sonra araçtan inmeden babadan bir şey ister. Abim bisiklet istemişti ve 95 yılında 4 yaşında iken, nereden duyduğuma dair bir fikrim yok bilgisayar istedim. O zamanlar atariler moda ve bir atarim var, fakat kuzenimde ise joistikli versiyonu mevcut. Bundan da isteyebilirdim, fakat ben bilgisayar istedim.

Babam eski bir otobüs şöförü, 70’li yıllarda taksicilik yapmış ve 80’li yıllardan 90 yılına kadarda otobüslerde direksiyon sallamış bir insan. Dört sefer Mekke, Medine görmüş, Arabistan’a hacı taşımış birisi. Fakat 90 yılında senelerce yine aynı mesleği yapmış büyükbabamın akciğer kanserinden dolayı vefatı üzerine “Bu sigarayı bir daha içmeyeceğim, bu otobüse de bir daha binmeyeceğim. Yeterki benim çocuklarım okusun ve bu garaj ortamlarına bulaşmasınlar.” deyip, hem sigarayı hemde yıllarını verdiği mesleğini bir anda bırakmış bir insan. Bence çok zor gerçeklenebilecek bir kararı bir çırpıda vermesi büyük bir başarı. Ardından merak saldığı elektronik ve bunun getirisi olarak o zamanlar yükselen cep telefonu trendi üzerine yine uzun yıllar cep telefonu tamirciliği yapmış birisi. Bana hâlâ düşününce yıllarca direksiyon sallamış birisinin elektronik gibi alakası olmayan bir meslekte başarılı olmuş olması garip geliyor. Sanırım içimdeki hiç bitmek tükenmek bilmeyen yeni şeyler öğrenme heyecanını babamdan almışım.

Basit Olan Şey Güzeldir

İyi geçen zaman içinde, ne büyük bir neşe, ne büyük bir acı, ne de büyük olan bir şey vardır. Yalnızca basit şeyler. Basit dokunabildiğiniz insanları da sevin.

Odönemlerde babamın takip ettiği dergiler vardı, cep telefonu için Mobimag, bilgisayar için PCnet gibi. Ve hatırlıyorum, tabiki sonradan okudum hep onları, evde valizlerin içerisinde Windows 95’e yeni başlıyorum adında ve bu tatta bir sürü kitap ve dergi vardı. Büyüdükçe taahhül ediyorum ki, ben onları karıştırırken birisi bana geldi dedi ki bu bilgisayar. Çünkü okuma yazma bilmeden resimlerine bakardım.

Herkesin annesi babası güzeldir ve benimkilerde öyle güzellermiş ki, benim bilgisayar isteğimden 5 ay sonra renksiz ekran Windows 3.1 işletim sistemli bir bilgisayarım oldu. Büyük ihtimalle içerisinde, bana göre çok kısıtlı imkanlarım vardı fakat başında yaptığım her şeyden inanılmaz zevk duyuyordum. O zamanlar, ben bu işin içerisinde olmalıyım diye düşündüm hep, bu bilgisayar denen şey benim her zaman hayatımda olmalı dedim. Şimdi bir uzvumdan farksız kendileri. Büyüdükçe de buna yönelik meslekleri keşfettim.

Tekrar Düşün

Parayla değil sonuçta.

Tabi, öyle yapacağım deyince olmuyor bu işler. Önce Ege Üniversitesi Fizik bölümüne gittim. Hâlâ neden gittiğimi kendime net bir şekilde açıklayamasamda, yalandan sebeplerim mevcut. Sonra güzel bir İzmir gününe uyandığımda “Ne yapıyorum ben ya?” gibi bir soru ile karşılaştım beynimde. İki gün sonra memleketime dönmüştüm ve hayalimin peşinde ekstra bir enerji ile koşmaya başladım. Sonrası malum, Bilgisayar Mühendisliği öğrencisiyim şimdi, 4. sınıf gibi fakat biraz karışık. Bir yerden sonra da fena karışıyor. Olmak için okumak gerekmeyen bir meslek türü, hatta okudukça bence köreldiğin bir meslek türü fakat bu düzende bir diplomaya ihtiyacım var sadece.

Kendin Ol, Kendin Kal!

Kendine ve isteklerine karşı dürüst ol.

Salt kendime ait bir insan olabilmek için, en sonunda içimdeki çocuğu öldürmeden kaçacağım…

Çünkü büyüdükçe fark ettim ki insanlar büyümeyi bilmiyor. İnsanlar büyüdükçe masumiyeti ve içindeki çocuğu öldürmeyi keşfediyor sadece, bence çokta bilinçli olmadan öldürüveriyorlar onları. Yeni şeylerin heyecanı kalmıyor içlerinde. Tüketiveriyorlar her şeyi. Oysa ki ne kadar güzel bir insanın hayatına dokunmak. Onunla bir şeyler paylaşmak.

0